koltuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
koltuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2013 Çarşamba

Mutfak ve Salonda Bir Akşam

O Öpülesi Burun ve Yumuşak Sevimli Patiler

Miyu'nun en sevdiği koltuk bu mor ve pembe yapraklarla kaplı evimizin en rahat koltuğu olan ikili... Malesef kendisi oraya kasılmayı pek sevdiğinden biz genelde oraya nadiren oturuyoruz. Oturuyoruz oturmasına da Miyu efendi eninde sonunda kaldırıyor bir şekilde.. 

Eve misafir geldiğinde de eğer o koltuğa oturmayı seçerse, vay haline:)! Hiçbirşey yapmıyor, öyle saldırma falan yok... sadece, misafirin sol kolunun altına girmeler, sağ kolundan çıkmalar, aşağı atlayıp ayaklarına sürünmeler, bacaklarını çekiştirmeler.. Kafasına tırmanmalar ve boynuna üflemeler şeklinde çeşitli versiyonları olan hareketler dizisi başlıyor. Altından üstünden, koltuğun çevresinden hiç ayrılmıyor.. En sonunda da sizi ite ite kenara doğru, gayet yavaş hareketlerle koltuğun en sevdiği köşesine yerleşiyor. 

                                                                                           
 

  İşte yan tarafta gördüğünüz o kutsal nokta burası.. Koltuğun sol üst köşesindeki sırt minderinin pofidik üzeri.. Artık minder şekil değiştirdi zaten.. Ne yapsam eski toparlaklığına kavuşamıyor:) Kimi zamanda en baş köşesinde gördüğünüz şekilde oturuyor ki  mantık, "ben şuraya yayılayım da kimse gelemesin" oluyor.. hmmm, mantıklı!  Diğer bir konu ise mutfaktaki kutsal yerler..                                                              
Eveet, o da tabiki mutfaktaki en yüksek nokta olan, ta taaaaaa mikrodalga fırın! Yapmayın, elbette oraya çıkması gerek, en üstte olup herşeyi oradan izleyebilmeli hatta orada temizlenebilmeli:) Yoksa kedi olmanın ne anlamı var ki?! Sonra mütemadiyen kombiye, dolap üstlerine filan atlanarak gerekli egzersiz programı tamamlanır... Ama bazen mikrodalganın içi dahi merak edilir, kafa sokulmaya çalışılır ama Asli müdahelesi gelir ardından..         
                            
Tabi ki yine dönüp dolaşılıp salona bizim yanımıza gelinir, hele üzerimizde batteniye filan varsa o özenle Miyu tarafından bıkmaksızın yoğurulur, uyku kıvamına gelinir.  
       
Veeee, işte mutlu son... Yine en sevdiği yerde dalınan uyku ve o öpülesi burunla, sevimliliğinden hiçbirşey kaybetmeyen yumuşak patiler:)   



22 Ekim 2012 Pazartesi

Miyu Momo ile Karşılaşınca--Volume 1

Tarih: 16 Eylül 2012, Pazar
Yer: Seçil-Aycan-Momo's residence:)
Konu: Dostlarla ve potansiyel dünürlerimizle Pazar kahvaltısı ve elbette en önemlisi Miyu ve Momo'nun tanışması
Bu durum hem Miyu hem de Momo için çok büyük önem taşıyordu..Evimizin en sevimli üyeleri ilk defa birbirlerini görecek ve karşı cinsin ne olduğunu öğreneceklerdi. Ebeveynler olarak oldukça heyecanlıydık...ve işte o ilk karşılaşmadan görüntüler..

Bölüm 1. MİYU ve MOMO karşılaşırlar..

"Aman Allahım, o da ne!"

"hmm napsam ki yaklaşsam mı?"

"grrrrr miyav vs."

Momo: "Ben pek birşey yapmayı düşünmüyorum, bil yani böyle oturucam halının üstünde!"
Miyu: "Ee iyi de bi amacımız olmalı"

Miyu: "Bak ya nereye çıktı, tamam anladık ev senin"
Momo: "Bana ne ya gelmem ben"

Momo: "Heyy dostum nereye gidiosun? Bak bana ne yapıyorum, şuh bişiler yapıorum burda"
Miyu: "O ne ki, ilgilenmiyorum"

"grrr hırr miyav vs."

Momo: "ho hoo Miyuuu burdayııımm"
Miyu:" geliyorum bak Momo, geliyorum yanına şimdi"

Momo:" Bekliyoruuuum"
Miyu: "Töbe Allama yaaa!"
Momo: "Gelemez kii gelemez kii lololo"
Miyu: "kızım adamı hasta etme!"

"hiyaaaaaa"

ve beklenen pati savaşı başlar: "çata pata çotong, al al al"

Miyu çift pati Momo tek pati olaya daldıktan sonra birbirlerinden hırslarını alırlar ve yeri, koltuğu koklamak, patilerini yerde sürümek gibi sudan bahanelerle birbirlerine yaklaşmaya çalışırlar..

Ancak bir türlü başarılı olamazlar, yine de birbirlerinin peşinden ayrılmazlar..Miyu nereye Momo oraya..Ee kolay değil, ev Momo'nun sahip çıkmak gerekir..Miyu nereye otursa Momo orada biter, ancak bir süre sonra sevimli Momomuz Miyumuzun kumuna ve evine göz koyacak, sevgili oğluşumuz Miyumuz da müstakbel gelinimiz Momocuğun faresine ve oltasına:)

Onlar da yarından sonra:))

18 Ocak 2011 Salı

Kedi Sahibi Olmak

Perdelerinizin, koltuklarınızın veya halılarınızın iplik iplik olduğu, sökülmeye yüz tuttuğu bir durum yaşatır evde beslenen kedi. eve yeni bir koltuk almak istersiniz, alamazsınız nasılsa aynısı ona da yapılacaktır 10 gun içerisinde eski koltuğunuza eşdeğer bir koltukla karşılaşacaksınızdır. alırsınız bu kez üstünü örtüyle örtme gereği duyarsınız, yenidir ya kıyamazsınız. örtü bir ay kadar ancak dayanır. kedinizin bu tip konulara karşı niye bu kadar duyarlı olduğunu anlayamazsınız. tonlarca para verip tırmalama tahtaları, oyuncakları alırsınız yüzüne pek bakmaz, gidip koltukla savaşmalıdır o...

Mantar 10 günlük

ama kendini halının püskülüne kaptırdığında veya koltuğa tırnağı takıldığında deliler gibi zıplayıp atlamasını, evin içinde bir oraya bir buraya uçmaya başlamasını veya yere düşen bir kağıt parçasıyla (sinek, böcek olayına hiç girmiyorum) saatlerce keyiften dört köşe oynamasını izlemek sizi ne kadar üzgün de sıkkın da olsanız gülümsetmeye yeter. bazen kahkahalarla gülersiniz muzurluklarına... sonra yorulur, gelir üzerinize yayılır. yüzünüze bakmaya elinizi saçınızı yalamaya başlar. o an kutsal bir andır işte. sarılıp onu içinize sokmak istersiniz bazen..küçücük burnunu öpersiniz...bambaşka bir duygudur kedi sahibi olmak.. bambaşka..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...